29 Mart 2016 Salı

TİRİLİÇE ...



daha önce hiç tatmadığım ve duymadığım bir tatlı idi..nasıl kaçırdıysam :) Sevgili Eşim dışarıda yiyip beğendiği yemek ,tatlı vb. yiyecekleri (beni usta bir aşçı olarak görerek  (ki öyleyimde :)) evde de yapmamı istemesi doğrultusunda tanıştığım bir tatlı tiriliçe..tattığın bir şeyi yapmak kolayda tatmadığın biraz risk :) ama Google ne güne duruyor..hemen tarifi bulup uyguladım...

sonuç mu??

Eşimin deyimi ile '' on numara beş yıldız ''

kesinlikle hafif ve çok lezzetli :)


Tiriliçe Tarifi İçin Malzemeler:


  • 5 adet yumurta,
  • 1 su bardağı toz şeker,
  • 1 su bardağı sıvı yağı,
  • 5 yemek kaşığı irmik,
  • 10 yemek kaşığı un,
  • 1 paket vanilya,
  • 1 paket kabartma tozu.
Şerbeti İçin:
  •  3 su bardağı süt,
  • 4 yemek kaşığı toz şeker,
  • 1,5 paket krema,
  • 1 paket vanilya.
Karamel Sosu İçin:
  • 7 yemek kaşığı toz şeker,
  • Yarım paket krema,
  • 2 yemek kaşığı tereyağı.

Tiriliçe Yapılışı

Bir kaba yumurtaları, toz şekeri koyalım ve iyice çırpalım.
Üzerine sırasıyla diğer malzemeleri ilave edelim ve çırpalım.
Hazırladığımız karışımı kare bir borcama dökelim.
Önceden ısıtılmış 180° fırında pişirelim.

Şerbeti için; bir kaba sütü, toz şekeri, kremayı, vanilyayı koyalım ve iyice karıştıralım.(pişirmiyoruz)
Keki sıcak sıcak dilimleyelim ve üzerine soğuk şerbetin tamamı kepçe ile gezdirerek dökelim.

Karamel sosu için; tencereye toz şekeri koyalım ve karamelleşene kadar karıştırarak pişirelim.
Toz şeker eriyip, karamelize olunca ocaktan alalım.
Üzerine kremayı, tereyağını ilave edelimm ve hızlıca karıştıralım.
Hazırladığımız karamel sosu Tiriliçenin üzerine döküp, yayalım.
Buzdolabına kaldıralım ve soğuduktan sonra servis yapalım.


afiyet olsun :)





21 Mart 2016 Pazartesi

EDA YOLLARDA :)


Geçen hafta annemin rahatsızlığından dolayı İskenderuna gitmem gerekti.Bu benim ilk uzun yol deneyimim için bir sebep oldu...  Ankara -İskenderun arası 600 km...Tek başıma araçla neden olmasın ... ''Yolu cesaret olanın, yolculuğu aydınlık olur'' dedim..tabi beni her zaman her konuda destekleyen Zaferimin de katkısını göz ardı edemem :) Bişey olmaz yaparsın sen :))

Pazar sabahı nöbetten koşa koşa eve gelip ,bir haftalık yolculuk için valizimi hazırlayıp saat 10.00 da yola çıktım...Uykusuzluğa alışkın olmamdan dolayı nöbet çıkışıda olsam beni pek etkilemedi..Çok şükür çok rahat gittim..İki defa Polis tarafından çevrilip gbt sorgusu o kadar...Hiç tanımadığı birine radar var diye sellektör yapan türk milletinden insana zarar gelirmi yaa ? sözünü bizzat yaşayarak frene erken davrandım bu iki çevirmede de ''İyi yolculuklar Eda hanım'' dilekleri ile yoluma devam ettim..Giderken bir defa mola verdim.Genelde her zaman tercih ettiğim yerlerden biri olan TUANNA tesisi..

 
 
yol boyunca bana eşlik eden Funda Arar,Deniz Seki ve Sıla yı unutmamam gerek...
Eda nın yemeği her zaman olduğu gibi OPET ten :))
 
 
 
akşam 17.00 gibi yolculuğum sona ermişti..
 
 
dönüşte mola yerim yine her zaman tercih ettiğim Aksarayda ki AĞAÇLI Tesisi ve MADO..rutinimiz..
 
 
Aksaray dan sonra Ankara ya kadar hava yağışlı idi ..
velhasılı kelam yolculuk güzeldi..
 

 
 
 
 
 
 

8 Mart 2016 Salı

4 Mart 2016 Cuma

"Aşk ve Gurur ve Zombiler"

 
 
 
 
Gizemli bir salgın hastalık, 19. yüzyıl Britanyası'nı kasıp kavurmuş, ülkede binlerce insan zombilere dönüşmüştür. İyi bir yakın dövüş ve kılıç ustası olan Elizabeth Bennet (Lily James) ve Bay Darcy (Sam Riley) gururlarını ve toplumsal konumlarını bir kenara bırakarak işbirliği yapmak zorundadır. Seth Grahame-Smith'in aynı adlı çok satan kitabından uyarlanan Aşk ve Gurur ve Zombiler filmi, Jane Austen'ın ünlü Aşk ve Gurur kitabının da zombi parodisi haline getirilmiş şekli olarak görülüyor. Kitap 25 hafta New York Times çok satanlar listesinde yer almıştı.

gösterime girdiği ilk gün izledim..son zamanlarda izlediğim filimlerden en çok beğendiğim diyebilirim.tabi DİRİLİŞ ten sonra...yayınımı yapma fırsatı bulamadım sadece..
Sam Riley mi??? bir rol bu kadar mı yakışır birine!!! tek kelime ile bayıldım..şuan ki favorim.













Seyahat Ederken Asla Yapmamanız Gereken 6 Klişe

Telefonunuzun ya da kameranızın yanınızda olmadığı bir seyahate ‘seyahat’ diyebiliyor musunuz? Siz çocuklar gibi şen, bambaşka maceralar doğru yol alırken her anınızı fotoğraflayıp sosyal medyada paylaşıyorsunuz da geride bıraktıklarınızın halini hiç düşünüyor musunuz? Onlar şehirde, onlar çalışıyor, onların yıllık iznine daha çok var, hayat onlar için hala çok sıkıcı… Yapmayın, timeline’ları klişelerle doldurmayın.

Güneşi tutan adam modası çoktan geçti, zaten tutamıyorsunuz da. Bu özgüven, bu çaba niye?

Tabelalara olan anlamsız merakınız nasıl başladı?

Deniz ve plaj ikilisi ile çektiğiniz fotoğrafların ciddi derecede kulak çınlamasına neden olduğunu biliyor muydunuz?

“Ayy çok güzel çıkmışsın canım!” (Siz değil, kuzu)

Kendinize de doğaya da böyle bir kötülük yapmayın. Şu güzel ortamı bozmayın.

Eee, bu kadar hızlı Selfie çekmenin de bir bedeli var! İşte böyle takipçilerinizin yüzünü güldürecek paylaşımlar yapın.

Hikayenin tamamı için:

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...