21 Mart 2014 Cuma

ANKARA KALESİ FOTOGRAF ÇEKİMLERİ

 fırsat buldukça değişik mekanlarda fotograf çekimleri yapmaya karar verdim ..ve ilk olarak çekimlere Ankara Kalesi ile başladım..
 
 
 
 

 



 








 
 


                            

                                                                                                                 foto ZAFER..
 
 

15 Mart 2014 Cumartesi

ASKIDA KAHVE....

 

ASKIDAKİ KAHVE      

Italya'da Napoli'nin kenar mahallelerinden birinde, bir Cafe-Bar da, espressolarımızı içiyorduk. Içeri giren müşterilerden biri, barmene "due caffee, uno sospeso" (iki kahve, biri askıda) dedi, iki kahve parası verdi, bir kahve içip gitti, barmen de tezgahın üzerinde asılı duran çiviye bir küçük kağıt astı. Biraz sonra içeri iki kişi girdi. Onlar da "due caffee, uno sospeso" (iki kahve, biri askıda) dediler, üç kahve parası verdiler ve iki kahve içtikten sonra gittiler. Barmen "askı"ya yine bir küçük kağıt astı. Bunun gün boyu böyle sürdüğü anlaşılıyordu.
 
Bir süre sonra kahveye, üstü başı biraz eski, püskü, belli ki yoksul bir kişi girdi ve
barmene "un caffee sospeso" (askıdan bir kahve) dedi. Barmen hemen bir kahve
hazırladı ve yeni müşterinin önüne koydu. Yoksul kişi kahvesini içtikten sonra para ödemeden çıktı, gitti. Barmen ise tezgahın üzerindeki askıya taktığı kağıtlardan birini kopardı, parçalayıp çöp kutusuna attı.
Bu gözlemimizin sonunda, gözlerimizi yaşartan, fakat kesinlikle örnek almamız gereken bir "Italyan toplumsal terbiyesi" öğrendik : Yardım etmek için insanların gereksinimlerini belirlerken, yalnızca yaşamsal gereksinimlerle sınırlı kalmak zorunda değiliz.
Bir Napolili için, yaşamsal olmasa da kahve, günlük yaşamda önemli bir yer tutmaktadır. Kahve içebilecek kadar parası olmayan kişilere yardım edebilecek düzeydeki kişiler, kendileri bir kahve içerken, fazladan bir kahve parası daha ödüyorlar. Yardım ettiği kişiyi görmedikleri için bu kişiler de daha mutlu oluyorlar, kimden geldiğini bilmedikleri bu ikramı kabul eden kişiler ise huzurlu oluyor. Yardım eden ile alan arasında, bu caffe-bar'daki garson gibi, köprü görevi yapan kişilerin ise güleryüzlü ve sevgi dolu olmaları gerekiyor. Içeri giren yoksul bir kişinin "Bana askıda kahve var mı?" diye sormasına gerek bırakmamak için "askıda kahve olduğunu" belirten kağıt parçalarını kolaylıkla görünebilen bir yere asmak ise bu olgunun çok zarif bir bölümünü oluşturmaktadır.
 
 
 
                        BİZİM ASKIMIZDA NEYİMİZ VAR?? giydiğimiz kıyafetlerimizden başka :((
 
 
 
 

13 Mart 2014 Perşembe

KIRK DİREKLİ AFYONKARAHİSAR ULU CAMİİ

Afyonkarahisar a yolunuz düşerse mutlaka gidip görmenizi tavsiye ederim.Selçuklular döneminde yaptırılan Ulu Cami, mimarisi ve manevi havası ile sizi kendisine hayran bırakacaktır.Kırk ahşap direkli Ulu Cami Selçuklular döneminde 1272-1277 yılları arasında Nusreddin Hasan tarafından Mimar Emirhac Beye e yaptırılmıştır.eskiden çatısı toprak damlı iken yapılan onarımlar sonunda bakır ile örtülmüştür.kırk  ahşap direk üzerine inşa edildiği için ''kırk direkli camii''denilmektedir.selçuklular zamanında yaygın bir mimaridir.ve günümüzde sayılı bir kaç ilimizde bu eserler ayakta durmaktadır.


 
 


 
Caminin doğu ,batı ve kuzeye açılan üç kapısı bulunuyor.
 





 
altı sıra mukarnas işli mihrap,Selçuklu taş işçiliğinin sade bir eseridir.
 





 
 
      Ulu Cami iç kapısının sol tarafında Müftü Çil Fazıl Ali Rıza Efendinin kabri vardır.1847(H.1263)

 
 
 
DİPNOT: her yer ahşap olduğu için camii içerisinde flaş kullanarak fotoğraf çekmeyelim..
TARİHİMİZİ KENDİ ELLERİMİZLE YOK ETMEYELİM 

 
 

 

10 Mart 2014 Pazartesi

HANIMIN ÇİFTLİĞİ

 
ZÜBEYDE HANIMLILAR SENEMİN ÇİFTLİĞİNDE

Aşret kızı olan Senem, Zübeyde Hanımlılara dede yadigarı çiftliğinde bir köy kahvaltısı tertip eder.maksat muhabbet olsun,milletin gözü  mala mülke doysun :))çiftliğin Hanımı büyük bir misafir perverlik ve azametle karşılar misafirlerini..nede olsa toprak zenginiiii



herşey dört dötlük,organik,tarladan yeni toplanıp gelmiş...

 
bunları tanımayan yok artık...yeme hastalığına yakalanmış arkadaşlar..afiyet olsun topak topak et olsun ;))
 
 


 bol bol yemesine rağmen formunu koruyan Tülin,formunu korumanın sırrını anlatmaya başladı ve bir manken edasıyla '' çatlayında patlayın'' der gibi  başladı poz vermeye..
 
 
bu arada eski dostlar ,sonradan düşmanlar yeniden yağla-bal olmuşlar..tabi Yasemin bu ,belli olmaz işin içine altın vs. girince içindeki canavarı salıverir Cevriyenin üzerine..dikkat et Cevriyeeeee..
 
 
                                  
                                                                        KLEOPATRA
                                           Söyle Ey Güzel Kraliçe bu güzelliğini neye borçlusun??
                                                                          yemeğe mi?
                                                                    çinçinin havasına mı?
                                                                              suyuna mı?
                                                                        41 kere MAŞALLAH
                                        (artık önümüzdeki ay tüm hafta sonlarımı boş bırakırsın)


 
Emine Hanım organik meyveleri bulunca kaçırmadı tabi..sonrada seyre daldı ,Senemin uçsuz bucaksız tarlalarını..''bizimde vardı önceden ama bir sabah uyandığımızda tarlalarımız yerinde yoktu çalmışlar'' diyerek duygulandı..
 


 
Nilgün Emineyi dinlerken şaşkınlık içindeydi.hemen çantasını kaptığı gibi kendi  tarlaları yerinde duruyor mu gidip bakmak istedi..
 
 
 
herkes güzelce karnını doyurdu..sıra geldi Senem Hanımın gövde gösterisine...çiftliğine göl yaptırmaya kara verip ,hemen talimatları verdiğini ,tarlaları ,bağları, bahçeleri anlatmaya başaldı.IV.Elizabeth Nezahat, Esin ve diğerleri hayran hayran dinliyorlardı.
 
 
birden ortamda gergin esintiler baş gösterdi.Toprak Ağası Senemi çekemeyen Marketler Zincirinin Hanım Ağası Mesude ,Senemin etrafında onu hayran hayran dinleyen kitleyi kendi tarafına çekmek istedi.Senem bu durumun farkına varıp, hemen yanındakileri uyardı..Mesude ve Senem taraftarlarını elde tutmanın yollarını aramaya başladı.hadiii seçim zamanııı

 
Senem ''Bende tarla ,bağ ,bahçe çok sizlerede 50-100 dönüm vereyim arkadaşlar'' der demez herkesin yüzü güldü ..
 
 

 
ve hep bir ağızdan başladılar övgüye..
 
Torosları aşıp geldim
                                                                 Tanır yaylasına vardım
                                                                 Bir ceylana gönül verdim
                                                                 Senem senem yayla kızı
                                                                 İçime düşürdün közü

                                                                 Samur saçların sarısı
                                                                 Düşer omuza yarısı
                                                                 Başında yeşil beresi
                                                                 Senem senem yayla kızı
                                                                 Neyliyem sensiz gündüzü 


bu duruma bozulan Marketler Zincirinin Hanım Ağası Mesude hemen atağa geçip,herkesin yedi yıllık yedi sülalesinin gıda ihtiyacını karşılayacağını söyleyince işin boyutu değişti..hoooopp U dönüşü...
 
Sen büyüksün Mesude
                                                               Adın gibi şanın var.
                                                               Deste deste,demet demet
                                                               Açılmamış gülün var.
                                                               Gülen yüzün,tatlı sözün
                                                               Pamuk gibi elin var.
                                                               Baldan tatlı dilin var.

                                                    Adliyede hakim, Hastahanede hekim,
                                                    Fabrikada işçi, Tarlada çiftçi
                                                    Uçakta pilot, Dairade idareci,
                                                    Denizde gemici, Basında gazeteci,
                                                    Karakolda polis, Perdede aktris,
                                                    Sahnede sanatçı, Ceza evinde suçlu,
                                                    Tarla Ağasının karşısında Sen varsın.

                                                     Cebinde bolca paran,
                                                     Kapında model model arabaların,
                                                     Denizde yatların, Sahilde katların,
                                                     Kısacası her yerde, Her hizmette sen varsın.
                                                     Sen büyüksün mesude
                                                     Ellerinden öperim! 

herkes kendi arasında konuşmaya başladı ,Senemin mi yoksa Mesudenin mi tarafında olsak??
ne yapacan mecbur menfaat meselesi??
 
 

 



 
 Senem gizli sandığını açtı ortaya, başladı altın dağıtmaya..ah Yasemin ah !!ne zaman doyacak gözün altına...yanaştın hemen Senemin yanına..Ayşe de Senemden ve altınlardan yana kullandı tercihini..pek mutlu oldu garibim pek...teker alacağım gendime dedi:))


 
 
 


 
Mesude, Tülini öyle bir kavrayıp bağrına basmıştı ki kızcağız mecburen Mesudeyi tercih etmek zorunda kaldı.
 
 
Eda seçimini yapıp Senemle el sıkıştı ve tarafını belli etti.hooopp Senem ve taraftarlarının yanına kaydıı..
 

 
 gel görelim yiyecek içeçek söz konusu olunca Saadette akan sular durur ve oda Mesudenin tarafını seçer, Edanın da taraf değiştirmesini ister.ne yapsın Eda mecbur, amiri ya emre itaatsizlik olurmu oda Mesudenin tarafına geçer istemeye istemeye ;))
 
 
 
VE
 Senem Mesudeye son sözünü bir şiirle söyler
 
                                           ayrılığı yaratıyor gözlerin,sözlerin çok acı Mesude
                                           yedin başımın etini,çekilmiyor sun Mesude
                                           bıdı bıdısın maşallah,cadısın Mesude
                                           ayrılırız inşallah ,canıma değsin Mesude
                                           taşıyamam Seni çok ağırsın Mesude
                                           anlamıyorsun beni ,anlaşamıyoruz mesude

                                           bu toprak dağıldı toparlanmaz mesude
                                          bu Senem yandı külü kaldı Mesude
                                          Sana bol kazanç diliyorum
                                          bu piranaların içinde Mesude
                                          bunlar senin zincirinide yer
                                          ne market kalır nede birşey mesude...

yemekler yendi ,tarla-takım sahibi olan oldu ,altını kapan kaptı,erzağı depolayan depoladı..bizede yine boş kağıt kaldı..
 
 
ne yapacan ,öyle böyle herkes döndürecek çarkını..
 
 
DİPNOT:bu ayın organizasyonu bana ait duyrulur (saadet,sevinç,filiz güldüğünüzü görebiliyorum :)))..fasıldayız... birbirinden güzel süprizler sizi bekliyor... dansöz getireceğim :))

 
 

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...